Anasayfa Kitap Cevapları Makaleler Ödevini Sor
Cevap Yaz
3 Haziran 2019, 15:09
Furkan Furkan
Yönetici
Konu Sayısı: 1351

Sen Bir Mucizesin Hikayesi

Sen Bir Mucizesin Hikayesi

İlk Okul Düzeyinde Hikaye

SEN BİR MUCİZESİN

Burak, okuldan eve geldi. Kapıyı açan annesi Didem, “Hoş geldin.” dedi, ama küçük çocuk cevap vermedi. Üzgündü. Çantasını masanın üzerine bıraktı ve arkasını dönüp gitti. Salonda bir koltuğa oturdu. Didem, oğlundan beş dakika önce eve girmiş, telaşla yemek hazırlamaya başlamıştı. Fazla zamanı yoktu. Mahalledeki çarşının içinde bir butik işletiyordu. Butiği yardımcısı Merve’ye emanet etmişti. kısa süre de işinin başına dönmeliydi.

Oğlunun canını sıka şey neydi acaba? Şu daracık zamanda ona yardım etmeyi denmeli miydi? Bir tabak patatesi masaya koydu. Ayran da getirmişti. Burak’a seslendi.
-Acıkmış olmalısın. Hadi gel yemeğini ye, dedi.
-Yemeyeceğim.
-Neden?

Burak kollarını önünde birleştirdi.”Kızgın olduğumu fark ettin mi?”
-Elbette fark ettim. Yemeğini yerken anlatacağını düşünmüştüm, dedi Didem. Annesinin sözleri üzerine Burak yumuşadı. Masanın başına geldi ve sandalyelerden birine oturdu. Yemeğinden bir lokma alıp ağzına götürdü. Derin bir nefes aldı ve anlatmaya başladı. “Bugün okulda, sınıf arkadaşım Elif yüzünden ceza aldım. Son ders zili çalana kadar Türkçe defterime Elif’i iteklemem hatalı bir davranıştı yazdım.” dedi. Didem, yanındaki sandalyeye oturdu. Elini oğlunun sırtına koydu. “Elif’le tartıştınız herhalde.” dedi.

“Ondan hoşlanmıyorum.” dedi oğlu. “Ders çalışmıyor, öğretmenim de bunun karşılığında uyarma gereği duymuyor.” Didem, dirseğini masaya dayadı. “Bugün neler olduğunu baştan anlatsan iyi olacak.” dedi.
“Elif’i ittim ve yere düştü” karşılığını aldı.

Annesi mümkün olduğunca yumuşak bir ses tonuyla “Anladım. Peki, arkadaşının itme sebebini öğrenebilir miyim?” dedi.
-Elif başarılı olmamı kıskanıyor olmalı. Çünkü sınavlarda kopya çektiğimi söylüyor, dedi burak.
-Peki, kopya çekiyor musun?
Burak gözlerini açtı. “Bunu nasıl sorarsın? Çekmediğimi biliyorsun.” dedi. “Öğretmenime söyledim. Arkadaşımı şikayet etmem doğru değilmiş. Sorunlarımızı kendi aramızda çözmeliymişiz.
-Çözemediniz herhalde, dedi annesi.
“Denemedik bile. Üstelik Elif, ders arasında ‘kopyacı, kopyacı’ diye peşimden dolanmaya devam etti. Dayanamadım ben de onu ittim. Ne yani çalışkan olmak, görev ve sorumluluklarını tam manasıyla yerine getirmek suç mu?”
“Aksine bütün bunlar gurur verici özelliklerdir.” dedi Didem. Ayağa kalktı, “İşe gitmeliyim. Akşama erken gelmeye çalışırım. Bir kere daha konuşur, bir çözüm bulmaya uğraşırız.” Oğlunun başını okşadı. “Bu arada ceza almana üzüldüm”
Burak elini alnına dayadı. “Ah anne! Benim gibi başarılı bir öğrencinin ceza alması büyük bir haksızlık” dedi. Didem veda etti ve düşünceli bir edayla butiğe gitti. İçeri girdiğinde yardımcısı Merve, güler yüzüyle bir müşteriye indirimde olan kazakları gösteriyordu. Müşteri, baktıklarının hiçbirini beğenmedi, “Hımm… Aradığım tarzda bir kazak göremiyorum.” dedi ve teşekkür edip butikten ayrıldı.

Merve, müşteri çıkınca tezgah üzerini dolduran kazakları özenle katladı ve raflara tekrar dizdi. Usulca bir şarkı mırıldanıyordu. Didem, bir süre yardımcısını izledi. “Ortalığın haline bak! Kazakları dağıttı ve gitti. Müşteririnin seni uğraştırmasına kızmadın mı?” dedi.

Merve şaşkın gözlerle baktı. “Neden kızayım ki Didem Abla? Müşteri aradığını bulamadı. Beğenmediği bir ürüne para vermesini bekleyemezdim” dedi. Son kazağı da katladı ve taburesine oturdu.

“Alış veriş yapmayan her müşterinin arkasından kızgınlık duyacak olsam akşam eve sinir küpüne dönmüş şekilde giderim.” diye devam etti.  Genç kız, sanki birileri duyacakmış gibi sesini alçattı. “Hem sana bir sır vereyim. Ben, az önceki müşteriye her ay mutlaka bir giysi satıyorum. Bugün gider, yarın gelir.”

Derken butiğe peş peşe iki kadın müşteri geldi. Birisi pek süslüydü ve alış veriş sırasında şakalar yapıyor, sohbet ediyordu. Merve’nin de eğlendiği belliydi. Diğer kadın ise son derece ciddi bir tavrı vardı. Geriye çekildi ve sırasını beklemeye başladı.

Didem, “Yardımcı olabilir miyim?” diye sordu. Kadın olumsuz anlamında başını salladı. “Merve Hanım’ı beklesem iyi olacak, siz butiğinizdeki bütün çeşitleri göstermiyorsunuz.” dedi. Didem, işittiği sözler üzerine dondu kaldı. Demek kullandığı satış yapma şekli, pek beğenilmiyordu.

Süslü hanım alış verişini tamamladı. Merve aldıklarını poşete doldururken ödemesini yaptı ve tek kuruş indirim istemeden gitti. Merve, gayet saygılı bir şekilde ikinci müşterinin ne istediğini öğrendi. Uygun olabilecek ürünleri tezgahın üzerine dizdi ve bir adım geriye gidip bekledi. Kadın, hepsini tek tek inceledi. İçlerinden birini seçti, indirim yaptırdı ve parasını ödeyip ayrıldı.

Didem, Merve’ye hayranlıkla baktı. “Kapıdan her girenin kimliğine mi bürünüyorsun?” dedi. Genç kız, başını omuzuna devirdi. “Ben hep aynı kişiyim, kişiliğimden ödün vermek aklımın ucundan geçmez.” dedi. “Didem abla, iş hayatımda da özel hayatımda da elimden geldiğince karşıma çıkanlara karakterine saygı göstermeye çalışıyorum. Yaptığım bundan fazlası değil. Genç, yaşlı, fakir, zengin bir sürü müşterimiz var; yaşadıkları dünyalar farklı.

Didem Merve’nin söylediklerinden ders çıkararak evine gitti ve oğlunun sorunlarına çözüm aramaya başladı. Ertesi gün okul öğretmenini arayarak olayın aslını anlatıp sorunun kapanması için rica etti ve olay kapandı.


Yorumlarınız bizim için değerlidir. Yorum yazmak için TIKLAYIN.

Bir önceki yazımız olan Sevgi ve Dostluk ile ilgili Hikaye başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Linkedin'de Paylaş

Sadece Uzun Yorumlar Onaylanır.

Lütfen Konuyu Geliştirecek Uzun Yorumlar Yazınız.

Ana Sayfa Gizlilik Politikası İletişim S.S.S

Sitede yer alan yazı, resim ve dosyaların tüm hakları saklıdır ve izinsiz paylaşılması kesinlikle yasaktır.