Cevap Yaz
9 Mart 2022, 18:47 - Furkan Yazdı

Doğa Konulu Kompozisyon

Doğa Konulu Kompozisyon

Doğa Konulu Kompozisyon

Doğaya Zarar Vermek Doğal Yaşama Zarar Vermektir

Doğadan, her insan, zaman zaman sağlık; zaman zaman ise güzel vakit geçirme adına mutlaka yararlanır. Ancak tüm bunlara rağmen, doğaya son dönemlerde oldukça nankör davranıldığını bilmeyen; görmeyen yoktur. Bazen gelişen teknoloji, bazen bilim, zaman zaman ise para kazanma hırsı, insanların doğaya bilerek, bilmeden ya da elinde olmadan zarar verebilmesine neden olur.

Tatil bekleyen insanlar, havanın güzel olması ve güneşin açmış olmasından yararlanarak genellikle piknik yapmaya, bu amaçla kullanılan yerlere giderler. Ancak şehirleşme o denli yaygın olarak, şehirlerin dışına taşmış duruma gelmiştir ki, piknik yapılan yerde bir gün, bir inşaat görmek hiç de şaşırtıcı olmayacaktır. Bu amaç doğrultusunda kesilen ağaçlar, yağmurların yağmasını engeller ve dolayısı ile susuzluk gündeme gelirken, yaşanan erozyonlar da kaçınılmaz sonun bir parçası niteliğinde olurlar.

Her çocuk, ailesi tarafından en az bir kez hayvanat bahçesine götürülmüştür. Bundan 50 – 60 sene öncesinde sokaklarda ayı oynatıldığını gören anneanne ve dedelerin anlattığı bu yaşanmışlıklara konu olan ayılar, günümüz çocukları tarafından sadece hayvanat bahçesinde görülebilirler.

Bundan bir kaç sene öncesine kadar var olan üzüm bağlarında dolaşan yılanların, şimdilerde şehir içlerinde dolaştığı söylenmekle birlikte, bu durum da çok şaşırılması gereken bir hal olmamalıdır; çünkü üzüm bağlarının yerini çok katlı binaların bulunduğu siteler almış ve şehirleşmeden etkilenen doğal alanlar sadece insanların değil; hayvanların da durumdan etkilenmesine neden olmuştur.

Susuzluk tehlikesi dolayısı ile develerin öldürüldüğü ülkelerden haberi olmayan yoktur. Bu durum da doğanın dengesinin bozulmasının en önemli unsurları arasında yer alır. Şöyle bir düşünülecek olursa: susuzluğa neden olan, suyu çok içen develer mi; yoksa ormanların yok edilmesine sebebiyet veren insanlar mıdır?

Sağlık sektörü günümüzde alternatif tıpa yönelmiş ve fitoterapi isimli bir tedavi yöntemi geliştirilmiştir ki aslında bu yöntem çok eski zamanlardan bu yana varlığını, lokman hekimler tarafından sürdürmekte idi. Ancak söz konusu tedavi yöntemi fitoterapinin de varlığını sürdürmesi için bitkilere ve dolayısı ile doğaya zarar verilmemesi gerekmektedir.

Bitkilerin zarar görmesi, sadece sağlık sektörünü değil, ülke ekonomisini de sekteye uğratır. Şöyle ki: geçmişte ülkemizde bol yetişen ve diğer ülkelere ihraç edilen pamuk, günümüzde diğer ülkelerden ithal ediliyorsa, bu durumun ekonomik açıdan önemli problemlere neden olabileceği unutulmamalıdır.

Verilen örneklerin sayısı kolayca çok daha fazla arttırılabilir. Ancak unutulmaması gereken bir şey vardır ki o da: doğanın, çok katlı binaların içerisinde yer aldığı siteler gibi, insan eliyle inşa edilemiyor olmasıdır. Yağmurların yağması ve susuzluğun önlenmesi, bitkilerin doğal ortamlarında yetişmesi, erozyonun engellenmesi ve insan eliyle yapılan binaların zarar görmemesi, hayvanların ve bitkilerin doğal ortamlarında yetişmesi… büyük çoğunlukla insan eliyle yapılan yanlışların önlenmesine bağlıdır. Bu amaca yönelik olarak herkesin bir diğerinden bir şeyler beklemesi doğru değildir. Doğa, her insanın elinden geleni yapması ile korunabilecek çok hassas bir oluşumdur.

Ders ve Çalışma kitabı cevapları aramalarınızda internet sitemizi daha üst sıralarda listelemek için aramalarınızın sonuna "forum sınıf" yazabilirsiniz.
Örnek Kullanım: 6. sınıf matematik öğün yayınları sayfa 40 forum sınıf

Linkedin'de Paylaş

Ξ Bir cevap yazın

Künye Gizlilik Politikası İletişim Hakkımızda

Sitede yer alan yazı, resim ve dosyaların tüm hakları saklıdır ve izinsiz paylaşılması kesinlikle yasaktır.